Akaryakıtçılar, ‘Yetkimizi kullanırız’ diyen EPDK’dan randevu talep etti.
Akaryakıtçılar, fahiş benzin fiyatı yüzünden ‘20 Haziran’a kadar kendinize çeki düzen vermezseniz savaş hali yetkimizi kullanırız’ diyen EPDK’dan randevu talep etti. ADER Başkanı Öztürk, “Ortada piyasaya müdahale edecek bir durum yok” dedi...
Akaryakıt Dağıtıcıları Derneği (ADER), randevu için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) müraacat etmeye hazırlanıyor. Dolarda yaşanan düşüşe karşılık benzine zam yaptıkları için EPDK tarafından ‘20 Haziran’a kadar kendinize çeki düzen vermezseniz savaş hali yetkimizi kullarınız’ diye uyarılan akaryakıt şirketleri kendilerini savunmak için atağa kalktı.
ADER Başkanı Fikret Öztürk, EPDK’nın, dağıtıcı firmaların bir adım atmaması durumunda tavan fiyat belirleme ya da soruşturma başlatma seçeneklerini değerlendirdi. Öztürk, ‘’Piyasaya müdahale yapılacağını sanmıyorum. Ortada bunu gerektirecek bir durum yok. Bu konuda neler yapılabileceğini görüşmek için EPDK Başkanından randevu talep ettik’’ dedi.
YİNE VERGİ BAHANESİ
ADER Başkanı benzin fiyatındaki yüksekliği yine yüksek vergilere bağladı. Vergiler bu düzeyde kaldıkça fiyatların ciddi bir biçimde inmesinin mümkün olmadığının altını çizen Öztürk kendini şöyle savundu: “Benzindeki vergi oranı yüzde 65. Bununla yaşamak zorundayız. EPDK’nın nasıl bir tavan fiyat belirleyeceğini bilemiyorum. Pompa fiyatına bir tavan koymak mümkün değil ki. Uluslararası ham petrol ve akaryakıt fiyatları arttığında veya dolar kuru yükseldiğinde ne olacak?
Eğer dağıtıcının yüzde 5.5’lik marjına tavan getirilmesi kastediliyorsa, kalan yüzde 94.5’e nasıl müdahale edilecek?” Akaryakıt şirketlerinin litre başına 18 kuruş kâr ettiğini iddia eden Öztürk, Türkiye’de akaryakıt fiyatları dağıtıcının brüt 18 kuruş kârına kaldıysa benim bir diyeceğim yok. Hepsini kaldırsanız benzin 3 liranın altına inmiyor” diye konuştu. Bugün
Onlarsız olamayacağımız 8 besin! Adet sancısını azaltıyor, kolesterolü dengeliyor, göğüs ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor...
Uzun ve sağlıklı bir yaşamın anahtarı bilinçli ve dengeli beslenmektir. Bu nedenle yiyeceğiniz besinleri sevdiğiniz için değil gerekli olduğu için seçmelisiniz. Yaşamınız boyunca vazgeçemeyeceğiniz besinlerden en önemlilerini, nedenleriyle birlikte merak ediyorsanız bu yazıyı okuyun.
Yaşamımız boyunca soframızdan eksik etmememiz gereken besinler; yumurta, yoğurt, fasulye, portakal, yulaf, domates, mısır gevreği ve som balığıdır. Bu besinlerden neden vazgeçemeyeceğimizi şöyle sıralayabiliriz:
1.Yumurta: Bir yumurta, yarım kilo tavuk, balık veya et ile aynı miktarda protein içeriyor. Ayrıca kan için gerekli olan K vitamini, selenyum ve B vitamini de bulunuyor. Eğer az yağlı bir diyet uyguluyorsanız, günde 1 tane yumurtanın kanınızdaki kolesterol seviyesi üzerinde olumsuz bir etkisi olmuyor. Ancak yumurtayı rafada yemek en iyisi.
2. Fasulye: Yarım kase fasulye, bir kilo tavuk veya et kadar protein, 7 gram lif (günlük lif gereksiniminin yüzde 30’u), demir ve bir miktar B vitamini içeriyor. Fasulye gibi az yağ içeren bazı besinler, kaslarınızı güçlendirme özelliğine sahip. Ayrıca kalp için yararlı olan lifleri ve kanda oksijen taşınmasında görev alan hemoglobinin yapısına katılan demiri de içeriyor.
3. Yoğurt: Protein ve B vitaminin yanı sıra 150 gramlık bir kase yoğurt günlük kalsiyum gereksiniminizin yüzde 25-35’ini içeriyor. Ayrıca sağlık için yararlı olan aktif bakteriler, kültürler de yoğurtta bulunuyor. Düşük kalorili olması ve az yağlı olanların üretilmesi ile yoğurt diyet listesinde yer alıyor.
4. Portakal: C vitamini bakımından zengin olan portakalın bir tanesi ile günlük folik asit gereksiniminizin yüzde 10’unu karşılayabilirsiniz. Ayrıca lif ve potasyum da içeriyor. C vitamini bildiğiniz gibi cilde esneklik veren kolajenin yapısına katılıyor ve de demir emilimine de yardımcı oluyor. Bilmeniz gereken şey ise portakal suyu, kabukları soyulmuş portakala göre daha az lif içermesidir.
5. Yulaf: Lif deposu olan bir kase haşlanmış yulaf, 145 kalori ve yüksek enerji verici 25 gram protein içeriyor. Aromalı yulaf ezmesi ise kalsiyum, demir ve diğer besleyicileri de bünyesinde taşıyor. Bolca lif içeren yulafın kolesterol düşürücü özelliği bulunuyor. Yulaf ezmesi kendinizi suçlu hissetmeden yiyebileceğiniz yegane besin özelliğini taşıyor. Sindirimi hızlandırdığı içinde diyet reçetelerinde tercih ediliyor.
6.Domates: C vitamini bakımdan zengin olan domates A vitamini gereksiniminiz de yüzde 10’unu içeriyor. Ayrıca bünyesinde kanser önleyici antioksidan maddesi bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre bolca domates yiyen kadınlarda göğüs ve yumurtalık kanseri riski azalıyor. Domatesin kalp krizi riskini azaltan özelliği de bulunuyor. Ancak unutulmaması gereken nokta, domatesle hazırlanan bazı soslar çok fazla yağ içerdiğinden kalorisi de çok yüksek oluyor. Bu nedenle hazır sos kullanmaktansa evinizde kendiniz sos yapmayı tercih edin.
7.Som balığı: Bir porsiyon som balığı 19 gram protein ve bolca Omega-3 içeriyor. Omega-3 kalp krizi riskini azaltarak kan basıncını kontrol altına alıyor.
8. Mısır gevreği: Günlük lif gereksiniminizin yarısını karşılayabileceğiniz mısır gevreğinin bir kasesi 4 gram lif içeriyor. Lif bağırsak kanseri riskini azaltıyor. Mısır gevreği aynı zamanda iyi bir demir ve B vitamini kaynağıdır. Günlük kalsiyum gereksinimiz için süt ile beraber ve dilimlenmiş meyvelerle yiyebilirsiniz.
Ancak katacağınız şeker miktarına dikkat edin. En uygun miktar bir çay kaşığıdır. Daha fazla tatlı olmasını istiyorsanız bunu ekleyeceğiniz meyve dilimleriyle sağlamaya çalışın.
ADET SANCISINI AZALTAN GIDALAR!
Balık, yumurta, tavuk ve süt adet sancılarını önlerken, elma,incir ise sinirlilik ve gerginlik gibi adet öncesi sendromuna iyi geliyor.
Adet sancıları çoğu kadının ortak derdidir. Her ay belirli günlerde bel,karın ve yumurtalık bölgelerinde oluşan spazm şeklindeki dayanılmaz ağrılar yüzünden kimi, işiyle ilgili önemli bir toplantıya katılamazken, kimi de günler öncesinden biletini aldığı konsere gidemez.
Sıkıntı, sinirlilik, halsizlik gibi adet öncesi sendromlar da dikkate alındığında kadınların yaklaşık on günü regl döneminin sıkıntılarıyla başbaşa geçer. İşin acı tarafı bu ağrılı ve sıkıntılı süreç, bazı kadınlar tarafından adeta bir kader gibi görüldüğü için hiçbir önlem almayı akıllarına getiremezler. Bazı kadınlar ise adet sancılarını geçirmek için ağrı kesicilerden medet umar. Oysa, yenilen gıdalara dikkat ederek adet sancılarına dur demek mümkün.
BALIK VE YUMURTA ADET SANCISINI HAFİFLETİYOR
Yapılan araştırmalar, tuz, yağ ve şeker miktarını azaltıp, protein bakımından zengin olan balık ve yumurtayı fazla yiyenlerde, lifli besinleri sofrasından eksik etmeyenlerde adet sancılarının daha hafif olduğunu gösteriyor. Deniz mahsullerinde, soya fasulyesinde, sütte ve susamda ağrıyı azaltmak yanında kişiye mutluluk hissi de veren “trytophan” isimli bir çeşit amino asit bulunduğunu hatırlatan uzmanlar, bu gıdalar sayesinde adet döneminin ağrısız geçirilebileceğini belirtiyorlar.
Adet öncesi vücut su toplamaya, göğüsler hassaslaşmaya başlar. İştah ya kapanır veya kişide aşırı tatlı yeme isteği ortaya çıkar. Bunların yanı sıra depresyon,alınganlık, gerginlik, endişe, uyum güçlüğü gibi duygusal değişiklikler de görülebilir.
Kadınların yüzde 10’u adet öncesi sendromu (PMS) diye bilinen bu dönemi çok şiddetli yaşarlar. Daha çok 20’li ve 30’lu yaşlarda görülen adet öncesi sendromunun en önemli sebebi hormonal dengesizliklerdir.
KAFEİNLİ İÇECEKLERDEN UZAK DURUN
Hormonlar üzerinde etkileri olan bazı besinler ise,adet öncesi sendromunu önler. Örneğin, adet tarihinden birkaç gün önce tuz azaltılırsa, şişme ve ödemin önüne geçilebilir. Kafeinli içeceklerden uzak durulması ise,huzursuzluk hissini ve göğüslerdeki hassasiyeti azaltır.
Diyetisyenler, bu konuda şöyle diyorlar : “Stres, aşırı alkol tüketimi, beslenmede doymuş yağ oranı fazlalığı, adet öncesi sendromunu hızlandırıcı faktörlerdir. Şeker hastalıklarında da sendrom daha ağır seyreder. Bu dönemi hafif geçirmek için karbonhidratlı gıdalardan uzak durmak gerekir. Adet döneminde ve adet öncesi sendromunda kalsiyumun önemi büyüktür. Kalsiyumun yüzde 99’u kemiklerde, geri kalanı da kandadır. Kandaki kalsiyum kas ve sinir iletimini sağlar. Kandaki kalsiyumun seviyesi düştüğünde, bundan kas ve sinir sistemi olumsuz yönde etkilenir. Böyle bir durumda adet öncesi sendromu daha yoğun yaşanır. Kalsiyum, B vitamini, E vitamini, çinko ve magnezyum bakımından zengin gıdalar almak gerekir. Yani bol bol siyah üzüm, yumurta, kabak, patates, kavun, ay çekirdeği, fındık, ceviz, muz, ciğer, deniz ürünleri ve balkabağı yenilmelidir"
ADET ÖNCESİ SENDROMUNU AZALTAN GIDALAR
B vitamini : Ciğer, böbrek, yumurta sarısı, yapraklı sebzeler.
ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, ulaştığı kişi sayısı, alınan olumlu geri bildirimler, basında yer alma sıklığı gibi kriterler göz önüne alındığında, zaman zaman tartışmalara neden olan Atkins diyeti, hâlâ en popüler diyet...
Latince kökeni ''günlük gıda tüketimi'' anlamına gelmesine karşın, bugün daha çok ''formda kalmak ve sağlıklı olmak için beslenme'' anlamına gelen ''diyet'' kelimesi, günümüzde artık kadın ve erkek ayrımı olmaksızın herkesin yaşamının içinde yer alıyor.
Günümüzde ''kilo vermek, kilo korumak amaçlı, yaşam biçimi olarak kabul edilen gıda ve içecek tüketimi'' olarak tanımlanan diyet, coğrafi bölgelere, tüketim alışkanlıklarına dayalı yüzlerce farklı seçenekte karşımıza çıkıyor.
ABD'de bulunan, internetten de yayın yapan Medicalnews Grubu’nun yaptığı araştırma, zaman zaman başta ABD olmak üzere farklı ülkelerde tartışmalara neden olan Atkins diyetinin, hâlâ en popüler diyet olma özelliğini koruduğunu gösteriyor.
1-Çok eleştiriliyor ama...
ATKINS DİYETİ
ABD'li kardiyolog Robert Atkins tarafından geliştirilen Atkins diyeti, vücuttaki insülin oranının ani yükseliş ve düşüşlerini engelleme prensibine dayanıyor. Atkins diyetinde rafine karbonhidratların vücutta insülin seviyesinin hızla yükselmesine, sonra da hızla düşmesine neden olduğuna, bu döngünün de kişinin daha çok yeme isteğiyle sonuçlandığına işaret ediliyor.
Bugüne kadar çok sayıda kişinin beslenme düzenine öncülük eden Atkins diyeti, kişiyi normalde tükettiğinden daha fazla protein almasına teşvik ettiği gerekçesiyle kimi diyetisyenler ve beslenme uzmanları tarafından eleştiriliyor. Diyetin özellikle eleştirilen bir diğer yönü de, uygulayıcıları tarafından bir yaşam biçimi olarak benimsenmesinin zorluğu ve bir süre sonra bırakılması.
2-İşlenmiş ürünlere hayır
ALAN DİYETİ
Dr. Barry Spears tarafından geliştirilen Alan diyeti, beslenme düzeninde yüzde 40 oranda karbonhidrat, yüzde 30 yağ ve yüzde 30 protein tüketimi prensibine dayanıyor. Rafine edilmemiş karbonhidratlar ve yağların tüketimine ağırlık verilen Alan diyetinde, işlenmiş ürünler yerine karbonhidrat ihtiyacının meyvelerden ve lif bakımından zengin sebzelerden karşılanması tavsiye ediliyor.
Alan diyeti, diğer diyetlerden farklı olarak, alınan kalori miktarının azaltılmasını öngörmüyor, yiyeceklerin ''doğru şekilde bölüştürülmesini'' öneriyor. Her öğün, bir porsiyon et, bunun iki katı oranında iyi karbonhidrat ve zeytinyağı, fındık, ceviz gibi ''iyi'' yağlar tüketiyorsanız, sağlıklı bir alanda yaşamayı sürdürüyorsunuz demektir.
3-Uzun yaşamın sırrı
VEJETARYAN BESLENME
Vejetaryenliğin farklı türleri olmasına karşın, lakto ovo vejetaryenlik en sık görülen tür olarak biliniyor. Lakto ovo vejetaryenler, yumurta, süt ürünleri ve bal dışında hayvansal gıda tüketmiyorlar. Son yıllarda yapılan araştırmalar, vejetaryenlerin daha ince görünümlü olduklarını, metabolik hastalıklara daha nadir yakalandıklarını ve daha uzun yaşadıklarını ortaya koyuyor.
4-Bir yaşam felsefesi
VEGANLAR
Vegan beslenme, bir diyet yönteminden daha çok, net bir yaşam biçimi, yaşam felsefesi olarak kabul ediliyor. Veganlar, bal, süt ürünleri ve yumurta dahil, hiçbir hayvansal gıdayı tüketmiyor, bu beslenme biçimini sağlıklı yaşamak kadar, çevresel ve etik gerekçelerle seçiyor. Tüketilen gıdaların yeterince çeşitlendirilebilmesi durumunda, veganlar, lakto ovo vejetaryenler gibi, sağlık konusunda birçok avantaja sahip oluyorlar.
5-Taraftarları çok fazla
KİLO AVCILARI
ABD'de 1960'ların başında kilo veren ve tekrar almaktan korkan bir ev kadını tarafından başlatılan hareketin, 30'dan fazla ülkede taraftarı bulunuyor. ''Kilo avcıları'', internet ortamında, düzenlenen toplantılarda sık sık bir araya gelerek, hem birbirlerine destek oluyor hem de diğerlerini denetliyor. ''Avcı''lar, diyet ve egzersiz yoluyla vücut kütle endeksini 20-25 aralığında tutma konusunda birbirine destek oluyor.
6-En sağlıklısı
AKDENİZ
Yapılan değerlendirmede, popüler diyetler arasında tüketilen ürün çeşidi, zenginliği bakımından en sağlıklı ve başarılı beslenme türleri arasında gösteriliyor. Güney İtalya, özellikle de Yunanistan'ın Girit adasındaki beslenme biçiminin esas alındığı bu diyet, bol miktarda taze sebze ve meyve, tahıl, tohum, peynir, yoğurt, et olarak bol miktarda balık, az miktarda kırmızı et ve bolca zeytinyağı, makul oranda şarap tüketimine dayanıyor. 7-Organik ve bitkisel
ÇİĞ GIDA TÜKETİMİ
Çiğ beslenme yöntemini seçenler, çoğunluğu organik olmak üzere, tamamen bitkisel temelli ve hiçbir şekilde işlenmemiş gıdaları tüketiyorlar. Bu beslenme biçiminde, tüketilen gıdaların en az üçte ikisi pişirilmeden alınıyor. Çiğ gıda tüketenlerin tamamına yakını hayvansal gıdayı diyetine dahil etmiyor.
8-Çok az yağ prensibi
SOUTH BEACH
Bir kardiyolog ve bir beslenme uzmanı tarafından geliştirilen diyet de kandaki şeker oranının düşük tutulması ve özenle seçilmiş karbonhidrat tüketimi prensibine dayanıyor. Diyet, sürekli çok az yağ tüketimi yerine, iyi yağlar olarak kabul edilenlerin tüketilmesini, aksi takdirde diyetin beslenme alışkanlığına dönemeyeceğini savunuyor. Bugün
Yeni şarkıları internette 100 bin kişi tarafından indirilen Sibel Can şokta. Ünlü şarkıcı önlem için albümünü 4 gün önce piyasaya sürdü.
Sibel Can'ın iki yıl aradan sonra hazırladığı albümü 'Benim Adım Aşk' pek uğurlu gelmedi. Eşi Sülhi Aksüt'ten ayrılma noktasına gelen Can, moral bozukluğundan albüm kapağına fotoğrafını bile koymamıştı.
Albümünü piyasaya çıkaracağı günü bekleyen Can'a bir darbe de sanal alemden geldi. Şarkıları internete düşen ve 100 bin kişi tarafından indirilen Sibel Can, ani bir kararla albümünü dört gün önce piyasaya sürdürdü.
YASAL İŞLEM BAŞLATTIK
Emeğinin bu şekilde heba edilmesine çok üzüldüğünü söyleyen Sibel Can, "İnternete veren kişilerin IP numaraları tespit edildi ve yasal işlemler başlatıldı. Korsancıların yakalanmasına çalışılıyor. Bu işin peşini bırakmayacağız. Umarız bu çabamız korsanla mücadelede bir adım olmuş olur" dedi. Bugün
Bild Gazetesi, Fenerbahçe´nin Bayern Münih´in İtalyan golcüsü için bir servet ödemeye hazır olduğunu yazdı. 32 yaşındaki oyuncunun bonservis bedeli ise 15 milyon Euro dolayında.
Almanlar’dan müthiş iddia Başkan Aziz Yıldırım’ın yakın çevresine 2 bomba transfer müjdesi vermesi camiada büyük heyecan dalgası yaratırken, Alman Bild Gazetesi Fenerbahçe’nin Luca Toni için kesenin ağzını ardına kadar açtığını yazdı. Haberde, bu transferi gerçekleştirmek isteyen Sarı-Lacivertli kulübün Bayern Münih’e 15 milyon Euro bonservis bedeli, futbolcuya ise yıllık 8 milyon Euro vermeyi göze alması gerektiği vurgulandı. ‘Daum Toni’yi Fenerbahçe’ye mi alacak’ başlığı altında verilen haberde, Luca Toni’nin 2011 yılına kadar sözleşmesi bulunduğu, ancak Gomez, Olic ve Klose’yle çok iyi forvet oyuncuları kadrosunda bulunduran Bayern Münih’in Toni’yi satabileceği kaydedildi. Aziz Yıldırım’ın Daum ile birlikte üst düzey bir takım kurmak istediği, bunun için de Bayern Münih’in diğer yıldız oyuncusu Hamit Altıntop’u da transfer etmek istediğinin ileri sürüldüğü haberde, “Yıldız futbolcunun 32 yaşına gelmesi nedeniyle Bayern bu alışverişe sıcak bakabilir” ifadesine yer verildi.
Karim Matmour sırada Fenerbahçe’nin güçlü ve iddialı bir takım kurma çabaları, Avrupa’da da çok yakından merakla izleniyor. Bu kez de Almanya’nın önde gelen gazetelerinden Köln Express bir iddia ortaya attı. Haberde, Daum’un, Mönchengladbach’ta forma giyen Karim Matmour’u kadrosuna katmak istediği ifade edildi. Daum’un dikkatini çeken oyuncu, Fransa’da doğdu ve Cezayir Milli Takımı’nın formasını giyiyor. Kulübü ile kontratı 2012 yılına kadar devam eden 23 yaşındaki golcü, gelecek vaat eden futbolcular arasında gösteriliyor. Fanatik
Brezilyalı golcü, Aslan´ın gündeminden düşmüyor. İspanyol medyası, Galatasaray´ın sambacı için kulübü Real Betis´e 5 milyon Euro teklif ettiğini öne sürdü.
Sarı-Kırmızılı ekip, iki yıldır transfer listelerinde bulunan Ricardo Oliveira’dan vazgeçmiyor. Bu oyuncu konusundaki ısrarını sürdüren Galatasaray’ın Frank Rijkaard’ın da çok istediği Brezilyalı golcüyü renklerine bağlamak için çalışmalarına hız verdiği kaydedildi. İspanyol basını, Atletico Madrid’in Arjantinli kalecisi Leo Franco ile anlaşan Cim Bom’un yine La Liga’da transfer arayışını devam ettirdiğini öne sürdü. Real Betis’e yakınlığıyla bilinen www.eldasmarque.com isimli internet sitesi Aslan’ın Yeşil-Beyazlı kulüple temasa geçerek, sambacı forveti istediğini açıkladı. Haberde Galatasaray’ın 29 yaşındaki yıldız için 5 milyon Euro’luk bir teklifte bulunduğu kaydedildi.
16 maçta, 6 gol attı İspanya 1. Ligi’ne veda eden Real Betis’in yüksek maaş alan oyuncuları ve yıldızları, uygun teklifler karşısında satması bekleniyor. Yeşil-Beyazlı ekibe devre arasında Real Zaragoza’dan gelen Ricardo Oliveira forma giydiği 16 karşılaşmada 6 gol atıp, bir asist yaptı. Brezilyalı golcünün, kulübüyle 2013 yılı haziran ayı sonuna kadar sözleşmesi bulunuyor. 13 kez Brezilya Milli Takımı formasını da giyen Oliveira bu maçlarda 4 kez fileleri havalandırdı. Fanatik
Bu transferi bir an önce sonlandırmak isteyen sarı-lacivertli yönetim Burak-İlhan-Gürhan-Can dörtlüsünden 2'si ile 3 milyon euro önerdi.
F.Bahçe , Sercan Yıldırım için Bursaspor'un kapısını bir kez daha çaldı... Müstakbel teknik direktör Daum'un kadrosunda görmek istediği genç santrfor için cömertçe bir teklif hazırlayan sarı-lacivertli yönetim, Burak- İlhan-Gürhan-Can dörtlüsünden 2'si ile 3 milyon euro önerdi. G.Saray'ın da listesinde olan Sercan'ın transferinin bir an önce bitmesini
<_script /><_script /><_script /><_script />
isteyen başkan Aziz Yıldırım'ın, bu işin hafta sonu bitirilmesini istediği ifade edildi.
35 maçta 14 gol F.Bahçe oynamak istediğini belirten başarılı futbolcuyu göndermeye sıcak bakan yeşil-beyazlıların, rakamı biraz daha yukarı çekmek istediği öğrenildi. Geçen sezon 35 maçta forma giyip, 14 de gol atan genç oyuncu , F.Bahçe ve G.Saray'ın dışında Avrupa'nın bazı önemli kulüplerinin de dikkatini çekmişti. Yüksek tekniği ve son vuruşlardaki becerisi ile öne çıkan Sercan, Milli Takım'a kadar yükselmişti. Fotomaç
Milli kaleciyle anlaşamayan sarı-lacivertliler, Porto'nun 30 yaşındaki Brezilyalı file bekçisini listesine dahil etti.
Kaleci Volkan Demirel ile henüz anlaşma sağlayamayan F.Bahçe, deneyimli eldivenin alternatifini buldu. Yönetim, Volkan'dan bir sonuç çıkmaması durumunda rotasını Porto'nun file bekçisi Hilton'a çevirecek. 2005'ten beri Portekiz ekibinde olan ve Brezilya Milli Takımı'nda da forma giyen başarılı kaleci, F.Bahçe'nin bu sezon Porto ile Şampiyonlar Ligi'nde
<_script /><_script /><_script /><_script />
yaptığı maçta da görev almıştı. Takımıyla 2012'ye kadar sözleşmesi olan Helton, 1.89 boyunda. Fotomaç